1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İrem Eylül Kurt
  4. “Siz Ürettikçe Biz Yanınızda Olacağız”: Biba’nın Bursa’ya Verdiği Mesaj
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Siz Ürettikçe Biz Yanınızda Olacağız”: Biba’nın Bursa’ya Verdiği Mesaj

featured

Bazı cümleler toplantı salonunda söylenir ve orada kalır.

Bazılarıysa salondan çıkıp şehrin sokaklarına karışır.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın üreten kadınlara söylediği şu söz, ikinci gruba giriyor:

“Siz ürettikçe biz yanınızda olacağız.”

Çünkü bu cümle yalnızca bir destek mesajı değil.

Aynı zamanda bir söz.

Ve verilen her söz gibi, takip edilmesi gereken bir sorumluluk.

Biba meseleyi doğru yerden kurdu

Merinos Atatürk Kültür Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Üreten Kadınlar İstişare Toplantısı”nda Şahin Biba’nın konuşmasının en dikkat çekici tarafı, kadın emeğini yalnızca sosyal bir başlık olarak görmemesiydi.

Biba, kadın dernekleri ve kooperatiflerini “en önemli yol arkadaşlarımız” sözleriyle tanımladı.

Burada kullanılan “yol arkadaşı” ifadesi önemli.

Çünkü belediye ile üretici kadın arasındaki ilişkiyi yardım veren ile yardım alan çizgisinden çıkarıyor.

Yan yana yürüyen iki taraf haline getiriyor.

Bence doğru yaklaşım da bu.

Kadın üreticiye destek olmak, ona lütufta bulunmak değildir.

Şehir ekonomisinin zaten var olan bir gücünü daha görünür hale getirmektir.

32 stanttan 150 kadına

Biba’nın verdiği rakamlar da bu yaklaşımın yalnızca sözden ibaret olmadığını gösteriyor.

“Meydan Kadınların” projesi ilk olarak 32 stantla başlamış.

Zaman içinde katılımcı sayısı 50’lerin üzerine çıkmış.

Bireysel üreticilerin de sürece dahil edilmesiyle 150 kadın üretici bu imkândan faydalanmış.

Çarşıbaşı’ndan Gemlik’e, Mudanya’dan Merinos’a, Gazi Orhan Parkı’ndan Emirsultan’a kadar farklı noktalarda kadınların emeği şehirle buluşmuş.

Biba’nın bu tabloyu anlatırken üzerinde durduğu mesele yalnızca sayı artışı değildi.

Asıl vurgu görünürlükteydi.

Kadınların ürettiği ürünün evde, atölyede ya da kooperatif rafında kalmaması…

Meydana çıkması.

İnsanla buluşması.

Pazar bulması.

İşte burada belediyenin rolü başlıyor.

Biba’nın önündeki asıl sınav şimdi

Fetih 700. Yıl İlçe Şenlikleri kapsamında kadın dernekleri ve kooperatifleri bugüne kadar 112 stant açtı.

Programlarda 39 farklı dernek ve kooperatif yer aldı.

Şenlikler tamamlandığında bu yapılar için sağlanacak toplam stant sayısının 379’a ulaşması hedefleniyor.

Rakamlar güçlü.

Ancak Şahin Biba açısından bundan sonraki asıl sınav, bu rakamların kalıcı ekonomik sonuca dönüşüp dönüşmeyeceği olacak.

Çünkü kadın üreticinin sadece stant ihtiyacı yok.

Pazara ihtiyacı var.

Markalaşmaya ihtiyacı var.

Ambalaja, dijital satışa, tanıtıma, bağlantıya ihtiyacı var.

Biba’nın konuşmasında “daha geniş pazarlar” vurgusu yapması bu yüzden önemli.

İznik’teki üreticiyi Osmangazi’deki tüketiciyle, dağ yöresindeki ürünü Gemlik’le buluşturma hedefi yerel ölçekte doğru bir başlangıç.

Ama Bursa’nın üretim gücü yalnızca Bursa sınırlarında kalmamalı.

Şahin Biba’nın önündeki gerçek hedef burada büyüyor.

Yerel üreticiyi şehir içinde dolaştırmak kadar, şehir dışına taşıyabilmek.

“Üreten Kadınlar Sokağı” doğru kullanılırsa önemli bir vitrin olabilir

Biba’nın açıkladığı bir başka önemli adım da Gastronomi Festivali’nde kurulacak “Üreten Kadınlar Sokağı.”

Bu alanın yalnızca festival boyunca satış yapılan geçici bir köşe olarak kalmaması gerekiyor.

Çünkü Bursa gastronomisi ile kadın emeğini yan yana getirmek güçlü bir fikir.

Ama fikir ancak devamı varsa değer kazanır.

Festival sırasında üreticilerin yeni müşterilere ulaşması, ticari bağlantılar kurması, markalarını tanıtması ve birbirleriyle ilişki geliştirmesi gerekir.

Biba’nın “yerel ürünlerimizin markalaşmasını istiyoruz” sözünü özellikle bu yüzden önemsiyorum.

Markalaşma olmadan üretim büyümüyor.

Tanıtım olmadan emek görünür hale gelmiyor.

Pazar olmadan da üretici ayakta kalamıyor.

Eylül ayındaki protokol kritik

Şahin Biba’nın konuşmasındaki en somut başlıklardan biri de eylül ayında kadın dernekleri ve kooperatifleriyle imzalanması planlanan protokol.

Bu adım, yapılan işlerin daha kurumsal hale getirileceği anlamına geliyor.

Bence burada Biba’nın söylem ile uygulama arasındaki bağı kurma fırsatı var.

Çünkü “kapımız her zaman açık” demek kıymetli.

Ama asıl mesele, o kapıdan giren talebin nasıl karşılandığı.

Üretici kadın hangi desteği istediğinde ne olacak?

Kime ulaşacak?

Nasıl takip edilecek?

Eğitim mi verilecek?

Pazarlama desteği mi sağlanacak?

Yeni satış kanalları mı açılacak?

Protokol bu sorulara somut cevap üretebilirse, Biba’nın verdiği söz kalıcı bir modele dönüşebilir.

İşte o zaman toplantı sadece güzel konuşmaların yapıldığı bir organizasyon olarak kalmaz.

Bursa için gerçek bir ekonomik ve sosyal iş birliği mekanizmasına dönüşür.

17 ilçeyi birbirine bağlayan bir fikir

Şahin Biba’nın konuşmasında en çok dikkat çeken cümlelerden biri Bursa’nın 17 ilçesine yaptığı vurgu oldu.

Her ilçenin ayrı bir üretim kültürü, ayrı bir gelenek ve ayrı bir zenginlik taşıdığını söyledi.

Bu çok doğru.

İznik’in ürünü başka.

Gemlik’in başka.

Mudanya’nın başka.

Dağ yöresinin başka.

Bursa’nın gücü zaten tek tip olmamasında.

Asıl mesele bu üretim kültürlerini birbirine bağlayabilmek.

Biba’nın ifade ettiği gibi İznik’teki kooperatifi Osmangazi’deki vatandaşla, dağ yöresindeki ürünü Gemlik’teki tüketiciyle buluşturabilmek önemli.

Ama buradaki en büyük kazanım yalnızca satış değildir.

Kültürel devamlılıktır.

Çünkü bir kadın kooperatifinin ürettiği reçelin, eriştenin, el işinin ya da yöresel ürünün arkasında çoğu zaman bir aile geleneği vardır.

Bir tarif vardır.

Bir hafıza vardır.

Bir şehir hikâyesi vardır.

Biba’nın mesajı neden önemli?

Şahin Biba’nın sözlerini yalnızca siyasi bir konuşma olarak okumak kolay.

Ama mesele bundan daha büyük.

Bursa gibi üretim gücü yüksek bir şehirde kadın emeği ne kadar görünür hale gelirse, şehir ekonomisi o kadar çeşitlenir.

Kadın ne kadar çok üretim zincirine dahil olursa, aile ekonomisi de güçlenir.

Kooperatifler ne kadar kurumsallaşırsa, yerel ürünler o kadar uzun ömürlü olur.

Bu yüzden Biba’nın “Siz ürettikçe biz yanınızda olacağız” sözü aslında Bursa’ya verilmiş bir mesaj.

Belediyenin görevi üreticinin yerine üretmek değil.

Onun önündeki engelleri azaltmak.

Alan açmak.

Bağlantı kurmak.

Pazar oluşturmak.

Kadınların kendi emeğiyle büyüyebileceği zemini hazırlamak.

Şimdi sözün arkasını doldurma zamanı

Şahin Biba bugün güçlü bir cümle kurdu.

Kadın derneklerini ve kooperatifleri yol arkadaşı olarak gördüğünü söyledi.

Kapının açık olduğunu söyledi.

Daha güçlü ve kurumsal bir iş birliği sözü verdi.

Şimdi mesele bunların devamını getirmek.

Çünkü Bursa’da üretmek isteyen kadın çok.

Fikir çok.

Emek çok.

Cesaret de var.

İhtiyaç duyulan şey, bu emeğin karşılığını alabileceği sürdürülebilir bir yol.

Şahin Biba’nın önünde şimdi böyle bir fırsat var.

Bir toplantının sıcaklığını kalıcı bir modele dönüştürmek.

Bir stanttan bir markaya uzanan yolu açmak.

Bir kadın üreticinin “Ben de yapabilirim” cümlesini, “Ben yaptım” noktasına taşımak.

Kolay mı?

Değil.

Ama Bursa’nın bereketi zaten hazır.

Kadınlar üretiyor.

Şahin Biba da “yanınızdayız” diyor.

Şimdi şehir adına beklenen şey çok net:

Bu sözü büyütmek.

Kurumsallaştırmak.

Ve Bursa’nın her ilçesine taşımak.