Bursa’nın yüzyıllardır büyüyen mutfak hafızası bu kez dünya sahnesine çıktı. Osmanlı saray mutfağının köklü lezzeti Helva-i Hakani’den İnegöl köftesine, cantıktan süt helvasına kadar uzanan zengin sofra, Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali’nde buluştu. “Fetheden Lezzetler” temasıyla düzenlenen festival, Merinos Parkı’nda üç günlük lezzet yolculuğuna başladı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa Kültür, Turizm ve Tanıtma Birliği’nin katkılarıyla düzenlenen festival, Bursa’nın fethinin 700. yılına özel bir anlam taşıyor. Amaç yalnızca kentin bilinen tatlarını tanıtmak değil; bu lezzetlerin arkasındaki tarihi, üretimi, emeği ve kültürel hafızayı da görünür hale getirmek.

Festival Helva-i Hakani ile başladı
Festivalin açılışında Osmanlı saray mutfağının simge tatlarından Helva-i Hakani, yani Fetih Helvası hazırlandı. Ardından festival alanında kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Meddah gösterisi, seramik, çini ve bıçak atölyeleriyle başlayan program, gastronomiyi Bursa’nın kültürel mirasıyla birlikte ele aldı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, festivalin yalnızca bir gastronomi organizasyonu olmadığını belirterek Bursa’nın tarihini, kültürünü ve kuşaktan kuşağa aktarılan mirasını temsil ettiğini söyledi. Biba, Bursa’nın fethinin 700. yılında asırlardır yaşayan lezzetleri yeniden gün yüzüne çıkararak Türkiye ve dünyayla buluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.

Bursa mutfağının arkasında büyük bir kültürel birikim var
İnegöl köftesi, cantık, pideli köfte, tahinli pide, kestane şekeri, cevizli lokum, süt helvası ve Mustafakemalpaşa tatlısı… Bursa mutfağı denildiğinde ortaya uzun bir lezzet listesi çıkıyor. Ancak bu sofranın gücü yalnızca yemeklerin çeşitliliğinden değil, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin Bursa’da bıraktığı izlerden geliyor.
Bursa’nın binlerce yıllık geçmişi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını hatırlatan Şahin Biba, her ilçenin ve her köyün Bursa sofrasına ayrı bir değer kattığını söyledi. Biba, gastronomi kentinin yalnızca yemeklerle değil, çiftçisiyle, ustasıyla, kadın üreticisiyle ve yerel ürünleriyle bir bütün olduğunu vurguladı.

Bursa’nın gastronomi hafızası 1502’ye uzanıyor
Bursa’nın mutfak kültürünün ne kadar köklü olduğunu gösteren önemli belgelerden biri de 1502 yılında Sultan II. Bayezid döneminde hazırlanan Kanunname-i İhtisab-ı Bursa. Düzenlemede ekmekten ete, sebze ve meyveden farklı gıda ürünlerine kadar üretim ve satış standartlarına ilişkin kurallar yer alıyor.
Biba, Bursa’nın bundan beş asır önce sofraya gelen ürünün kalitesini, ölçüsünü, fiyatını ve tüketicinin hakkını konuşan bir şehir olduğunu belirterek bu tarihsel birikimin günümüz gastronomi anlayışına da ışık tuttuğunu ifade etti.

Sarımsaklı pilav ve tavuk kebabı hazırlandı
Festivalde tarih yalnızca anlatılmadı, mutfakta da yaşatıldı. Başkan Vekili Şahin Biba ile Gastronomi Eğitmeni, Araştırmacı ve Yazar Şef Eyüp Kemal Sevinç mutfak tezgâhının başına geçerek geleneksel pişirme yöntemleriyle sarımsaklı pilav ve tavuk kebabı hazırladı.
Şef Sevinç yemeğin püf noktalarını anlatırken hazırlık süreci katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Bursa mutfağının kuşaktan kuşağa aktarılmasında ustalık bilgisinin önemine dikkat çekilen etkinlikte, geleneksel tariflerin yaşatılmasının gastronomi kültürünün geleceği açısından taşıdığı değer bir kez daha ortaya çıktı.

Bursa mutfağının hikâyesi tarlada başlıyor
Festivalde Bursa’nın tarımsal üretim gücü de öne çıktı. Mustafakemalpaşa’nın domatesi, Karacabey’in soğanı, Yenişehir’in biberi, Gemlik, Orhangazi, İznik ve Mudanya’nın zeytini Bursa mutfağının temel ürünleri arasında gösterildi.
Şahin Biba, Bursa’nın 17 ilçesinin farklı tarımsal değerlere sahip olduğunu belirterek tarımın artık turizme de hizmet eden önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Bursa’nın gastronomi kimliğinin yalnızca mutfakta değil, toprağın bereketinde ve üreticinin emeğinde şekillendiğine dikkat çekildi.

700 yıllık lezzet yolculuğu ziyaretçilerle buluşacak
Festival kapsamında “Fetihle Başlayan 700 Yıllık Lezzet Yolculuğu” başlığı altında Selçuklu’dan Osmanlı’ya, saray mutfağından Balkan mutfağına ve bugünün Bursa’sına uzanan gastronomi hafızası anlatılacak.
Üç gün boyunca söyleşiler, gastro şovlar, yarışmalar, çocuk etkinlikleri, atölyeler ve tadımlar gerçekleştirilecek. Farklı ülkelerden gelen kardeş şehir temsilcileri de festival kapsamında Bursa’da ağırlanacak.
Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa’nın kültür, tarih, tarım ve sanayi şehri olduğu kadar gastronomi turizmi açısından da önemli bir merkez olduğunu söyledi. Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise İnegöl köftesinden cantığa, süt helvasından kestane şekerine, siyah incirden Gemlik zeytinine kadar uzanan her değerin Bursa’nın toprağından, emeğinden ve hafızasından izler taşıdığını belirtti.
Bursa Gastronomi Festivali hafta sonu da devam edecek
Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali, 19 Eylül Cumartesi ve 20 Eylül Pazar günü Merinos Parkı’nda devam edecek. Ana Sahne ve Gastro Sahne’de gastronomi söyleşileri, şef sunumları ve gastro şovlar düzenlenirken yarışmalar, atölyeler, çocuk etkinlikleri, uluslararası lezzet buluşmaları ve canlı müzik performansları da ziyaretçilerle buluşacak.
Bursa’nın gastronomi hikâyesi tek bir tabakla anlatılacak kadar küçük değil. Bir ucunda saray mutfağından kalan Helva-i Hakani, diğer ucunda köyde yetişen domates, zeytin ve biber var. Bir yanında yıllardır aynı tarifi sürdüren ustalar, diğer yanında o tarifleri geleceğe taşıyacak genç şefler bulunuyor. 700 yıllık yolculuk bugün Merinos Parkı’nda yeni bir sayfa açıyor.
